Diş Dolgusu

Blog

Diş dolgusu, çoğumuzun bildiği ve oldukça yaygın bir türüdür. Hemen hemen herkes diş bakımının önemini bilse ve buna dikkat etse de, diş dolgusunun gerekli olduğu durumlar vardır. Diş dolgusu ile ilgili doğru bilinen yanlışların önüne geçmek için, doğru bilgiye ulaşmak önemlidir. Merak ettiğiniz her şeyi bu yazıda okuyabilir ve daha ayrıntılı bilgi almak için Sanita İstanbul ve İzmir Diş Hastanesi’ne ulaşabilirsiniz.

Diş Dolgusu Nedir?

Diş dolgusu, çürüğün zarar verdiği dişe sağlıklı bir fonksiyon ve estetik bir görünüm kazanması amacıyla yapılan işlemdir. Çürüme bulunan dişteki çürükler temizlenerek geride kalan boşluk, dişin orijinal şekline uygun olarak tercih edilecek madde ile doldurulur. Bu sayede diş içerisine girebilecek bakteriler engellenerek dişin çürümesi durdurulur. Diş dolgusu için kompozit reçine, amalgam (bakır, gümüş, civa, çinko veya kalay alaşımı), altın ve porselen kullanılır.

Dolgu Tedavisi hangi durumlarda yapılır?

Diş sağlığında en çok dikkat edilmesi gereken şey dişlerin düzenli olarak fırçalanmasıdır. Dişler düzenli olarak ve doğru bir şekilde fırçalanmadığında, yemek kalıntıları sebebiyle ağızda oluşan bakteriler dişin yavaş yavaş çürümesine sebep olur. Diş dokularında erime başlar. Çürümeye başlayan bir dişin en bariz belirtisi, özellikle sıcak ve soğuk yiyecek veya içeceklere karşı hissedilen hassasiyettir. Diş dolgusu sayesinde diş kayıplarının önüne geçilebilir. Dişin çürük bölümünün diş hekimi tarafından temizlenmesi ve uygun bir maddeyle doldurulması ile dişin sağlıklı işlevinin korunması gerçekleştirilir.

Diş Dolgu Çeşitleri Nelerdir?

Diş dolgusu yapılırken pek çok farklı madde kullanılabilir. Hangi maddenin kullanılacağı hastanın beklentilerine göre diş hekimi tarafından belirlenmelidir. Diş dolgusu çeşitleri şunlardır:

  • Amalgam dolgular (metal)

Amalgam dolgu kompozit dolguya göre daha uygun fiyatlıdır. Kompozit reçine ile yapılan diş dolgusundan daha uzun süre dayanır. En az 10 – 15 yıl kadar kullanılabilir. Dişin rengine uymadığı için pek çok hasta amalgam dolgu tercih etmez. Amalgam dolgunun en büyük dezavantajı ise dolgunun tutunabileceği kadar geniş bir alan yaratabilmek için dişin sağlıklı kısımlarının da tahrip edilmesidir.

  • Kompozit reçineler

Dişin kendi rengi ve tonunun yakalanması kompozit dolgu ile mümkün olduğundan, özellikle de ön diş dolgularında, pek çok hasta tarafından tercih edilen dolgu türüdür. Kompozit dolgular yalnızca çürüme vakalarında değil, diş kırılması ya da dişin şeklinin düzeltilmesi gibi durumlarda da kullanılabilir. Kompozit reçineler ile gerçekleştirilen dolgu işlemlerinin kalıcılığı diğer dolgu türlerine göre oldukça düşüktür. Kompozit diş dolgusu 5 yıl kadar kullanılabilir. Kompozit dolguların yapımı da amalgam dolgulara göre yaklaşık 20 dakika daha uzun sürer.

  • İnley ve onleyler

İnley ve onley dolgular, en çok kullanılan kompozit ve amalgam dolgu türlerinin dezavantajlarına karşı geliştirilmiştir. Çoğunlukla estetik kaygısı bulunan hastalar tarafından tercih edilirler. Diş hekimleri, dişin büyük bir kısmına restorasyon yapılacaksa, bu tür bir dolguyu tercih edebilir. İnley dolgu, dişin yalnızca bir yüzeyinden bulunan hasarı düzeltmek için uygulanır. Onley dolgu ise dişin hem üzerinde hem de kenarında hasar bulunması durumunda tercih edilir.

  • Altın Diş Dolgu

Altın dolgunun en büyük avantajı 10 – 15 yıla kadar dayanıklı olmasıdır. Aşınmaz ya da paslanmaz. Çiğneme gücünü artırır. Bazı hastalar altın dolgunun daha estetik göründüğünü düşünürler. Altın dolgunun diğer materyallere göre en önemli dezavantajı ise neredeyse 10 kat daha pahalı olmasıdır.

  • Cam iyonomer

Cam iyonomer diş dolgusu bir tür cam materyali ve akrilik ile yapılan dolgu türüdür. Genellikle diş etine yakın bölgeler ve çocuk hastalar için tercih edilir. Cam iyonomer diş dolgusu florür salgıladığı için dişin ileriki çürümelere karşı da korunmasını sağlar. En büyük dezavantajı ise en fazla 5 yıla kadar dayanmasıdır.

  • Geçici dolgu

Geçici dolgular, uygulanacak diş tedavisinin birden fazla randevu gerektirmesi durumunda tercih edilir. Eğer acil bir tedavi uygulanması gerekiyor ya da kanal tedavisi gerekiyor ise geçici dolguya ihtiyaç duyulabilir.

Dolgu Nasıl Yapılır? Ne kadar sürer?

Bir diş dolgusu işlemi ortalama olarak 30 dakika sürer. Diş hekimi öncelikle tedavinin uygulanacağı bölgeyi lokal anestezi enjekte edilmesi yoluyla uyuşturur. Anestezi ile dişin çevresindeki diş eti ve çene bölgesi de uyuşur. Uyuşukluk gerçekleştiğinde bir diş matkabı ile dişteki çürük temizlenir. Diş çürükten arındırıldıktan ve hazır duruma geldikten sonra dolgu yerleştirilir. Dolgunun yerleştirilmesinde kullanılacak yöntem, tercih edilen dolgu maddesine göre değişebilir.

Diş dolgusu prosedürü gerçekleştikten sonra diş hekiminin, dolgunun etrafında ya da altında çürüme oluşmasını engellemek amacıyla yapacağı önerilere dikkat etmek önemlidir. Bu şekilde hem tedavi edilen dişte hem de diğer dişlerde yeni çürükler oluşmasının önüne geçilebilir. Hastalar diş fırçalama rutini, diş ipi ve ağız bakım suyu kullanımı gibi doğru diş bakımı yöntemleri ile ilgili bilgilendirilir. Bazı durumlarda rutin muayeneler gerekebilir.

Diş Dolgu Tedavisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Diş dolgusu oldukça yaygın bir diş tedavisi olsa da pek çok hasta prosedür sonrası hafif ağrı ya da rahatsızlık hissedebilir. İşlem sonrasında ortaya çıkan bu ağrılar, tekrar diş hekimine muayene olmanızı gerektirebilir.

Diş dolgusu işleminin ardından yaşanan ağrıların en yaygın sebebi, dolgunun yüksek yapılmış olmasıdır. Diş hekimi dolgu yüksekliğini ayarlamak için dikkatli çalışsa da hasta zamanla çiğneme ve konuşma sırasında rahatsızlık hissedebilir. Bu durumda tekrar diş hekimi ile iletişime geçip dolgunun şekillendirilmesi sağlanmalıdır.

Bazı durumlarda dolgu yapılan dişin yanındaki dişte ağrı hissedilebilir. Bu normal bir durumdur ve herhangi bir problem olduğu anlamına gelmez. Ağrı bir iki hafta içerisinde kendiliğinden azalır.

Diş dolgusunun ardından 3 hafta boyunca soğuk hava, sıcak – soğuk içecek gibi şeylere karşı hassasiyet gelişmesi normal bir durumdur. Bu durumun önüne geçmek için hassas dişlere özel bir diş macunu kullanmak ve bir süre boyunca yemek yerken ağzın diğer tarafıyla çiğnemek yardımcı olacaktır.

Diş dolgusu yapıldıktan sonra, genellikle katı yiyecekler tüketilmemesi tavsiye edilir. “Dolgu işleminden sonra ne yenebilir?” sorusunun cevabı ise dolgunun türüne ve yapılan işleme göre değişecektir. Ancak yemek yiyebilmek için lokal anestezinin etkisinin geçmesi beklenmelidir. Böylece yanağın ya da dudağın fark etmeden ısırılmasının önüne geçilebilir.

Sık Sorulan Sorular

  • Diş dolgusu ne kadar gider?

Kompozit reçine dolgular, iyi bir ağız bakım rutininin oluşturulmasıyla 5 yıla kadar sorunsuz bir şekilde kullanılabilir. Metal dolgular, 10 – 15 yıl boyunca değiştirilmeden kullanılabilir. Altın dolgular 15 yıldan fazla bir süre kullanılabilir.

  • Diş dolgusu ne zaman değiştirilmelidir?

Diş dolgusunun etrafında ya da altında çürük oluşması durumunda dolgunun değiştirilmesi gerekebilir. Bu tarz durumların dışında dolgunun değiştirilmesine gerek yoktur.

  • Diş dolgusu neden düşer?

Doğru yöntem kullanılmadan ve kalitesiz malzemelerle gerçekleştirilen dolgu işleminin ardından diş dolgusu düşebilir.

  • Diş dolgusu nasıl yenilenir?

Daha önceden yapılmış diş dolgusunda çatlak veya kırık oluşumu gözleniyorsa diş dolgusunda yenilemeye gidilebilir. Oluşan bu çatlakların arasından yemek artığı gibi şeylerin girmesinin ve çürük oluşmasının önüne geçmek için diş hekimi dolgu yenilemeyi önerir.

  • Diş dolgusu nasıl korunur?

Dişler günde iki kere florür içeren bir diş macunu ile fırçalanmalı ve her gün mutlaka diş ipi kullanılmalıdır. Şeker ve asit içeren içeceklerden uzak durulmalıdır. Alkol içermeyen bir ağız bakım suyu tercih edilmelidir. Tütün ürünleri ve dişte leke bırakan kahve gibi içeceklerden uzak durulmalıdır. Belirli aralıklarla diş hekimine muayene olunmalıdır. Çok sert gıdalardan uzak durulması da tavsiye edilir.

  • Her dişe dolgu yapılır mı?
sanita diş hastanesi şubeler
KADIKÖY: 0216 970 80 80
ŞİŞLİ: 0212 970 80 80
İZMİR: 0232 970 8080